27. Lange Buchnacht
in der Oranienstraße

Samstag,
9. Mai 2026

21 Uhr
Ad 2 Mittelpunktbibliothek Wilhelm Liebknecht / Namik Kemal

Can Dündar. Katilimla Tanıştım / Ich traf meinen Mörder

Etkinlik Türkçe olarak gerçekleştirilecektir. Die Veranstaltung findet auf Türkisch statt.

Sürgündeki gazeteci Can Dündar'a bir mektup ulaşır. Gönderen: Serkan Kurtuluş. Buenos Aires'teki bir hapishanede tutuklu bulunan bir Türk vatandaşıdır. Kurtuluş, kendisini, onu öldürmekle görevlendirilen kişi olarak tanıtır ve Dündar'a hayati önemde bilgiler vereceğini söyler. Böylece, bir gerilim romanını aratmayan; ancak ne yazık ki bütünüyle gerçek olan sarsıcı bir hikâye başlar. Bu hikâye, siyasi iktidarın kötüye kullanımının ürkütücü bir örneğini gözler önüne serer.

Arka plan: Can Dündar, Türkiye’nin yasaklı bir Suriyeli İslamcı örgüte gizlice silah sevkiyatı yaptığına dair yayımladığı bir haberin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hedefi hâline geldi. 27 yıl hapis cezasına çarptırıldı; mahkeme binası önünde silahlı saldırıya uğradı.
Dündar, kendisini öldürmekle görevlendirildiğini söyleyen adamı hapishanede ziyaret eder. Ancak bu kişi, Türkiye’ye iade edilme ihtimali nedeniyle artık kendi hayatından endişe duymaktadır. Onun aktardıkları ve yürütülen kapsamlı araştırmalar, demokratik ve otoriter hükümetler arasında kurulan gizli bağlantıları; bu bağlantıların organize suç yapıları ve terör örgütleriyle kesişen karanlık ağını gözler önüne serer.

2016 yılında Alternatif Nobel olarak bilinen Right Livelihood Award’ı kazanan Cumhuriyet gazetesinin eski genel yayın yönetmeni Can Dündar, Türk istihbaratının Suriye’ye silah sevkiyatını haberleştirmesinin ardından casusluk ve devlet sırlarını ifşa etmek suçlamalarıyla gıyaben 27 yıl hapis cezasına çarptırıldı ve bir suikast girişiminin hedefi oldu.
Berlin’de sürgünde yaşayan ve çalışmalarını burada sürdüren Dündar, çok sayıda belgesel filme imza attı; Die Zeit için Meine Türkei (Benim Türkiye’m) başlıklı köşe yazıları kaleme aldı, ayrıca 4,5 milyon kişiye ulaşan muhalefet platformu #Özgürüz’ün kurucusu ve genel yayın yönetmenidir.
2017 Avrupa Gazetecisi Ödülü’nün yanı sıra Reporters Without Borders İnsan Hakları Ödülü, Lew Kopelew Ödülü, Medyanın Özgürlüğü ve Geleceği Ödülü, Dünya Gazeteler ve Haber Yayıncıları Birliği'nin (WAN-IFRA) Özgürlük Altın Kalemi Ödülü, Sosyal Demokratik Parti (SPD)`nin Gustav Heinemann Vatandaşlık Ödülü ve CPJ'nin (Gazetecileri Koruma Komitesi) Uluslararası Basın Özgürlüğü Ödülü’nün sahibidir.

Okumanın moderatörlüğünü Dr. Mustafa Şener yapacak.

Berlin Avrupa Haftaları kapsamında, Friedrichshain-Kreuzberg’in AB temsilciliği, Kreuzberg’deki Wilhelm Liebknecht / Namık Kemal Merkez Kütüphanesi iş birliğiyle, sınır ötesi temaları ve güncel soruları ele alan Avrupa edebiyatını tanıtıyor.


Ein Brief erreicht den Exil-Journalisten Can Dündar. Der Absender: Serkan Kurtuluş, ein türkischer Häftling in einem Gefängnis in Buenos Aires. Er gibt sich als jemand zu erkennen, der den Auftrag erhielt, ihn zu ermorden – und verspricht ihm brisante Informationen. 
Der Hintergrund: Mit einem Artikel über geheime Waffenlieferungen der Türkei an eine verbotene syrische Islamistenorganisation machte sich Can Dündar Staatspräsident Erdoğan zum Feind. Er wurde zu 27 Jahren Haft verurteilt – und es wurde ein Attentat auf ihn verübt, direkt vor dem Gerichtsgebäude. 
Dündar besucht den Mann, der ihn ermorden sollte, im Gefängnis. Dieser wiederum fürchtet wegen drohender Abschiebung in die Türkei jetzt selbst um sein Leben. Durch ihn und bei weiteren Recherchen stößt er auf ein Netzwerk von geheimen Deals zwischen demokratischen und autokratischen Regierungen und deren Verbindungen zum organisierten Verbrechen und zu Terrororganisationen.
Eine unglaubliche Geschichte, spannend wie ein Thriller, aber leider real – ein erschreckender Blick in die Abgründe politischen Machtmissbrauchs.
Can Dündar berichtete als Chefredakteur der Zeitung Cumhuriyet, die 2016 mit dem Alternativen Nobelpreis ausgezeichnet wurde, über Waffenlieferungen des türkischen Geheimdienstes nach Syrien, woraufhin er wegen Spionage und Verrats von Staatsgeheimnissen in Abwesenheit zu über 27 Jahren Haft verurteilt und ein Mordanschlag auf ihn verübt wurde. Er lebt und arbeitet im Exil in Berlin; u.a. drehte er zahlreiche Dokumentarfilme, schrieb er die Kolumne Meine Türkei für Die Zeit und ist Gründer und Chefredakteur der Oppositions-Plattform #Özgürüz (Wir sind frei), über die er 4,5 Millionen Menschen erreicht. Er war Europäischer Journalist des Jahres 2017, ist Träger des Menschenrechtspreises von Reporter ohne Grenzen, des Lew-Kopelew-Preises, des Preises für die Freiheit und Zukunft der Medien, der Goldenen Feder der Freiheit der World Association of Newspapers and News Publishers (WAN-IFRA), des Gustav-Heinemann-Bürgerpreises der SPD und des Internationalen Preises für Pressefreiheit des CPJ (Komitee zum Schutz von Journalisten).

Die Moderation der Lesung wird Dr. Mustafa Şener übernehmen.

Veranstaltung auf der Website der Bibliothek

Ort und Veranstalter:

Mittelpunktbibliothek Wilhelm Liebknecht / Namik Kemal

Adalbertstraße 2, Berlin

/www.berlin.de/stadtbibliothek-friedrichshain-kreuzberg/bibliotheken/mittelpunktbibliothek-wilhelm-liebknecht-namik-kemal/